Ateş

İyi ki burada.

İyi ki buradayım.

İyi ki buradasın.

Her şeyin başı içimizde yanan ateş, hayatımız, canımız. Yaratım süreçlerimizin başında da ihtiyacımız olan bu ateşi neyin beslediğini ve büyüttüğünü fark etmek, yani aşkımızı bulmak.

Eğer biz neyi sevdiğimizi, neye değer verdiğimizi apaçık, net bir şekilde görüyorsak, bizi neyin harekete geçirdiğini bulabiliriz.

Ancak kimi zaman bizi alevlendiren görünür, ortada bir aşk değil de, öfkenin ardına gizlenmiş saklı bir aşktır. Örneğin birilerini denize sigara izmariti atarken görüp böyle bir şeyin yapılmaması gerektiğini düşünerek sinirlenebiliriz. Ya da bir ressamın sergisini gezip “vaktim olsa ben de böyle şeyler yapardım” düşüncesi ile yine öfke duyabiliriz.

Her şekilde öfkemiz, eğer bakar ve dinlersek bize neyi sevdiğimizi ve neye kendi hayatımızda daha çok yer açmak istediğimizi işaret eder.

İster açık, ister gizli olsun, sürecin başında ihtiyacımız olan tek şey aşkı hatırlamaktır.

İlham

Hayatımızı canlandırması ve ateşle bağlantımızı güçlendirmesi dileğiyle.

Öze, doğaya yakın olmak.

Kendini ve etrafındakileri besleyerek yaşamak.

Geçmişten kalanları yok etmek.

Görünür olmak ya da görünür kılmak.

Kısıtlayıcı tüm inanç ve fikirleri bırakmak.

Yeni gelenler için yer açmak.

Diğerleri için saklı ve bilinmeyen olanı görmek, duymak, sezmek veya bilmek.

Armağan

Ateşin size sunduğu armağanlar neler?