Aziz ve Adalet

Haber Toplama Teknikleri dersine çalışırken oldu ne olduysa. Tarafsızlık üzerine bir şeyler okurken kendime verdiğim sözü hatırladım: “Düşüncelerimi temiz tutmak.” Bir süre sonra Tarot kartlarını masaya dizerken buldum kendimi…

Ne alaka?

Tamam, kabul: Diyanet İşleri Başkanı da Barolar da onlara verilmiş rolleri oynuyorlar. Benim merak ettiğim: Bu kurumlar ve durumlar bana ne anlatmaya çalışıyor?

Kim?

Büyük Arkana’dan V Aziz ile temsil ettim Diyanet İşleri’ni. Desteden onu ararken II Azize kartı da geldi önüme. Doğru ya! Aziz olmadan önce Azize oldu. Diyanet İşleri, Aziz’ler kadar Azize’leri de kapsıyor. Peki bu kartlar bize ne anlatır?

II Rahibe

II Azize

Kapanmıştır. Yüzü üzerine oturduğu yumurta kadar beyazdır. Bakiredir, saftır ve her şeyin başlangıcıdır. Elinde kitap tutar, ancak okumaz. Gözü elinde tuttuğu bilgiden başka yerdedir. Bekler. Birinin gelmesini, yumurtanın çatlamasını, kimbilir belki de kitabın konuşmasını bekler.Tanrı’yı bekler. Ölümü ve doğumu bekler.

Pek çok yönüyle şu sıralar insanlığın içinden geçmekte olduğu durumun başlangıcı Azize’dir: İzolasyon, içe çekilme, bekleme.

III İmporatorice

III İmparatoriçe ve IIII İmparator

İçsel annenin ve içsel babanın uyanışını temsil eder İmparatoriçe ve İmparator ile kavuşma. Kendi gücümüzü bulma. Nedir bu güçler?

Azize beden olarak ne kadar kapalıysa, İmparatoriçe o kadar açıktır. Rahatça tahtına oturmuş, bacaklarını ayırmıştır. Belki hamile, belki olduğu yerden oldukça memnun, belki de doğurmakta. Azize ile bekledikten sonra, yola devam edince karşımıza çıkan budur: Yaratım gücümüz.

İmparatoriçe’nin gözleri asasında veya İmparator’dadır. İmparator’un da aynı şekilde. Birbirlerine ve ellerindeki güce bakarlar. Tam olmak için ikisi de gereklidir: dişil ve eril yan, anne ve baba, İmparatoriçe ve İmparator. 

İmparator ile birlikte sahneye ikinci beyaz yumurta girer. Ancak bu sefer yumurta kişinin değil, bir başka güç sembolü kartalın altındadır. (Tam bu satırları yazarken eşim, “Bak cuma günkü hutbe” diyerek odama girdi. Yaşasın eşzamanlılık!)

V Aziz

İçimizdeki güçlü dişi ve erille kavuştuktan, bütünlüğü sağladıktan sonra, Aziz’e varırız. Artık güç bizimledir. Aziz’in elinde Jedi kılıcı yerine üç katlı haç vardır, çünkü Tarot kartları Star Wars yerine Katolik kilisesine inanılıyorken yaratılmıştır. Tüm temsil ettikleri ile bir Jedi’dir Diyanet İşleri Başkanımız. Bizi tedirgin eden, kılıcını ve rengini apaçık ortada göremememizdir. Çünkü içimizdeki Adalet yola mavi kılıçla devam etmemizi ister.

V Papaz

Neden?

Neden Ramazan’ın ilk günü, hemen hepimizin evlerimize, içimize, kapanmışken böyle bir demeç duyduk, okuduk, uyarıldık? Son beş yıldır bol bol Tarot’la haşır neşir olsam da, bugüne dek Büyük Arkana kartlarını yanyana dizip, kahramanın yolculuğu misali, böyle detaylı bakmamıştım. İmparatoriçe ve İmparator’un aksine Azize ve Aziz’in sırtlarının birbirine dönük olduğunu da fark etmemiştim. Sırt sırta vermek güven veren, güzel bir eylem olsa da, aynı zamanda gözlerini birbirinden bilerek kaçırmayı da çağrıştırıyor bana. Aziz’in gözü asasında, katmerlenmiş gücünde ve aynı zamanda ondan sonra gelenlerde. Acaba yola devam etmekten, bir sonraki kart olan Aşık’a dönüşmekten korkuyor olabilir mi?

Her ne kadar Allah’a yakın olsa da, neticede her Aziz, Diyanet İşleri Başkanımız gibi, insandır. Her insan gibi aşkla ilgili hikayeleri, masalları, tüm anlatılanları duyar Aziz ve korkar. Gücünü, kontrolünü kaybetmekten, Aşık’a dönüşmekten ve kendi kendisine söz geçirememekten. Ammavelakin ne zaman, nerede aşık olacağımızı seçemeyiz. Kimi zaman Leyla, kimi zaman Mecnun, yer yer gül, bahçesinde bülbül, Allah yüzümüze gülerse, sadece Aşık olup aşkı yaşayabiliriz.

VI Aşik

VI Aşık

Kartın adı Aşık’tır, alışıldık yorumlamalardaki gibi Aşıklar değil, ve kartta biri melek olmak üzere 4 kişi, bir güneş, bir de yer vardır. En çok hoşuma giden detay, Eros’u temsil eden meleğin okunu henüz atmamış olmasıdır. Belki de henüz aşk şarabından içmeden kendimizi Aşık ilan etmemizi anlatır. Ya da Eros’un okuna saplanmadan da Aşık olabileceğimizi. Neticede aşk dediğimiz güneşin yansımasını bir diğerinin gözlerinde görmekse, hepimiz, kendi içimizde bütünleşip Allah’a, güneşe yaklaştıktan sonra, yola devam edersek Aziz’den Aşık’a geçeriz. Hatırlanması gereken odur ki: ne zaman, nerede, nasılını biz bilemeyiz, kontrol edemeyiz.

VII Araba

Aşık’tan sonra, aşkla yola devam eden, yine gücü, asası elinde, ancak bu sefer İmparatoriçe, İmparator ya da Aziz gibi oturan değil, atlarıyla dört nala ilerleyen Araba çıkar karşımıza. Eros okunu çeker ve atlar hareket eder. İçimizde yanan ateşle kimimiz dünyayı yakarız, kimimiz şiir yazar türkü çığırırız. O an umurumuz olmasa da eylemlerimizin sonucunda, yolun sonunda bizi, gözlerini bize dikmiş olarak Adalet karşılar.

VII Arabacı
VIII Justice

VIII Adalet

Pek çok ülkenin adaletle ilgili kurumlarının önündeki gözleri bağlı heykellerin aksine Adalet kartındaki figürün gözleri açık ve bize, okuyana dönüktür. Numarası 8, anlattığı karma, sonsuz adalettir. Dünyevi adaletle birlikte İlahi Adalet’i de temsil eder. Sadece yüzündeki iki gözü değil, üçüncü gözü de açıktır. O her şeyi görür, her şeyi bilir. Öte yandan burada da gördüğümüz varlık bir insandır. Önceki kartlardan farklı olarak asa yerini kılıca ve teraziye bırakmıştır. Adalet ölçer, biçer. Her eylemimizin sonunda karşılaşacağımız gözlerdir Adalet: yargı ve denge. Fısıldar bize: “Ne ekersen, onu biçersin.”

Nasıl buradan çıkarız?

Yargısız olmak. Şiddetsiz İletişim pratikleri, farkındalık çalışmaları, kendine şefkat uygulamaları, kadim kültürler ve değerli pek çok hoca… hepsi bizi buna davet eder: yargısızlık. 

Siyah ve beyazın, gece ve gündüzün, iftar ve sahurun beligin bir şekilde birbirinden ayrıldığı; oturup kalkmanın dahi yeri ve zamanının belli olduğu, ya da  belirlenmeye çalışıldığı; hemen her şeyin kurala, kanuna bağlandığı bir toplum düzeninde nasıl yargısız kalabiliriz?

Diyanet İşleri Başkanımızın sayesinde ben çareyi Tarot’ta buldum, VIIII nolu kartta, Keşiş’te.

VIIII Keşiş

İmparator ve Aziz gibi mavi sakallı bir erkektir Keşiş. Ancak diğerlerinden farklı olarak makamını belirtir bir tacı yoktur. Alnı açıktır. Sağ elinde geçmişe tuttuğu bir ışık, sol elinde destek için kullandığı bir değnek vardır. Artık bir dönemin sonuna gelindiğini ve durup, tekrar içe dönüp, değerlendirme yapmanın vaktinin geldiğini anlatır. Keşiş içimizdeki bilgeyi, öğretmeni, şifacıyı hatırlatır bize. O hep oradadır. Ancak bizim onu fark etmemiz için durmamız ve yargılarımızı geride bırakıp ötesine geçebilmemiz gerekmektedir.

Keşiş aynı zamanda eşik bekçisidir. Büyük Arkana’da, kahramanın yolculuğunda, bir sonraki kart olan Kader Çarkı yani dönüm noktasından bir önceki son kapıdır. Buradan öteye neyi kendimize ışık yapmak istiyorsak onu seçeceğimiz zaman ve yerdir. Şimdidir.

Azize nasıl bugünlerimizi bize anlatır bir kartsa, Keşiş de aynı şekilde Korona günlerini anlatır. Ancak biri başlangıca, biri kapanışa, Exit’e yakın durur. Biri bilgiyi elinde tutar ama okumaz, biri ışığı başkaları için de taşır.

Bu dönem yakında sona erecek. Ya sen bundan sonra neyi kendine ışık yapmak istiyorsun?

VIIII Keşiş

Bir Yorum

Zihnin Gücü – Aysu Erdoğdu Miskbay
Mayıs 6, 2020 1:08 am

[…] Zihnin Gücü bölümünden. Geriye dönüp bakınca, bu çalışmayı yaptıktan 12 gün sonra, “Aziz ve Adalet”i yazmış olmam şimdi oldukça anlamlı, yerinde ve zamanında, […]

Yorum Yaz