Rastgeleliğin Büyüsü

Arkadaşının okuluna ziyarete gider. Panoda bir akşam kursu ilanı görür. Kursa kaydolur…. Önce hobisi, yıllar sonra sevdiği işi olur.

Öğrenci topluluğunda “birisi” ile tanışır. Heyecanlanır. Kalbi, nabzı, zamanı hızlanır…. Önce sevgilisi, yıllar sonra sevdiği eşi olur.

Hiç beklemediği bir yerde, tuvalette, lavaboların yanında bir kitap bulur. Alır, çantasına atıp eve götürür. Okur… Önce okur, sonra yazar olur.

Hikayeler, masallar, filmler rastlantı ile doludur. Son anda işler değişir; yollar, alternatifler artar. Bir anda, hiç beklenmedik bir anda oluverir her şey. Bu haftanın ilhamı da işte böyle rastgele. Bu sefer bir kitaptan değil, benden.

  1. Bilmediğiniz bir dilde şarkılar çalan bir radyo açın; Radio Garden, Jazz Radio ya da Radyo Voyage gibi.
  2. Tekrar tekrar dinlemek istediğiniz bir şarkı çalmaya başlayınca ya da bir şarkıyı uydurma bir şekilde söylemeye başlayınca durun. Bir telefon uygulaması aracılığıyla şarkının adını bulun.
  3. Şarkının sözlerini internette arayın, bulun ve bildiğiniz bir dile çevirin. Bakın, ruhunuz size neler anlatıyormuş.

İlk hikaye gecemde söylediğim şarkıların hemen hepsi bu şekilde repertuarıma girdi. Geçen hafta yine masal gibi bir Fransızca şarkı ile bu şekilde kaynaştım. Dünya ile senkronize olduğumuz zaman, hangi kanalı açarsak açalım, duymamız, hatırlamamız gereken hikayeyi buluyoruz. Yeter ki durup dinleyelim.

Rastgelsin!

Yorum Yok

Yorum Yaz