Tatlı rüyalar

Bu yazı 11 Aralık 2020 tarihinde HtHayat’ta yayımlandı.

Dün anneannemin ölüm yıldönümüymüş. Tam bir sene olmuş. 

Belki de bu yüzden haftasonu onu rüyalarımda gördüm. Belki de aralık yaklaşırken hatırladığım için rüyalarım böyle oldu. Bilmiyorum. Her şey mümkün.

İlginç şey rüyalar. “Ben rüyalarımı hatırlamıyorum” ya da “hiç rüya görmüyorum” diyor rüyalarla çalıştığımı duyan kimileri. Gülümsüyorum gayri ihtiyari. Görüyorsundur da… Zihnin dolu olabilir mi? Başka herhangi bir şeye yer olmayınca, seni zorlamamak için belki aklın bırakıyordur rüyanı havaya.

Şehir hayatında zihinler dolu olsa da, bir de kendini unutturmayan rüyalar var. İyi ki de varlar. Bence güçlü haberciler.

Tecrübem, gündelik hayatımda korkup kaçtığım ne varsa, gece rüyalarımda pırıl pırıl gördüğüm. Sanki haber yapmak için kameraya çekiyormuşum gibi izlediğim cinayet sahnesinden, kocamın “Doctor Who bölümü gibi” dediği, rüyada olduğumu bilerek yaptığım zaman yolculuklarına… 

Bedenim ve zihnim ne kadar dinlenmiş olursa o kadar iyi, detaylı, canlı hatırlayabiliyorum rüyalarımı.

Kimi zaman da ufak bir kısmını hatırlamak yeterli oluyor geceyi gündüze, beni bize bağlamaya.

Geçtiğimiz haftasonu parçası olduğum ChangemakerXchange adlı bir topluluğun ortak yaratım buluşmasına katıldım. Baktım vizyon çalışıyoruz, davet ettim dileyeni gece rüyalarından rehberlik istemeye. Ertesi gün rüyalar üzerine topluluktan ilk mesajlaştığım kişi “hatırlamıyorum ne gördüğümü” dedi, ardından da “sadece bu kadarını hatırlıyorum” diyerek rüyasının, benim de gördüğüm rüyanın bir kısmını bana yazdı. Gülümsedim yine. Uyanınca ne alaka demiştim. Tabii ki varmış bir alakası. 🙂

Son 7 yıldır yazıyorum. İlk kimden duydum, nasıl başladım rüya defteri tutmaya hatırlamıyorum. Ama yazmaya başladıktan kısa süre sonra Ankara’da Elif Berna Kutluata’nın yaratıcı yazarlık atölyesinde eski rüyalarını açıp okuyarak onlardan, yani kendinden rehberlik alan birisi ile karşılaşmış ve çok sevmiştim bu fikri. (Şu anda adını hatırlamıyorum ilham perisi, ama olur ya bu yazıyı okuyorsan, ne güzel olur yollarımızın tekrar yazı ve rüya ile kesişmesi!)

Zaman yolculuğunu ne zaman nasıl gerçekleştiririz bilmiyorum ama ben hazırım. Tabii bir kadının kocasını öldürdüğünü gördüğüm rüyadan beri, tetiklenmeden haber dinleyebilme kapasitem de arttı. Ne diyeyim, buna da şükür!

Su gibi olmak üzerine yazacaktım, Sema Demirkan’ın çağrısından ilhamla, rüyalar çıktı. Adımın öngördüğü üzere su gibi berrak olan, bu sıralar rüyalar aracılığıyla gece işçiliği yaptığım. Belki de adımın ay gibi parlak kısmının etkisidir.

Hepimize iyi geceler, su gibi berrak tatlı rüyalar!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments