Fotoğraf: Alyson Montrezol

Çember nedir?

Çember bir derin dinleme pratiği. Yüzyıllardır ateş başında ya da yuvarlak masa etrafında yapılan seremoni ve ritüellerin, günümüze uzanmış ve evrilmiş hali. Kadın çemberleri ise dünyanın dört bir yanında, özellikle ay, mevsim dönümleri ve regl günlerinde kadınları bir araya getiren buluşmalar.

Buraya kadar klasik tanım. Benim için özümüzden doğmak isteyenlere, doğaçlamaya açık her alan, açık kalp ve açık zihinlerle buluştuğum her zaman, çemberdeyim, çemberdeyiz.

Fotoğraf: Şaylan Yılmaz

Eğitim

The Way of Council ve ZEGG Forum gibi eğitimlerde uygulayarak öğrendiklerimle,

Topluluk

Arts for Social Change Jam (Sosyal Dönüşüm için Sanat Jami) ve Guerreiros Sem Armas (Silahsız Savaşçılar) gibi dahil olduğum topluluklarda kullandığımız araçlarla,

Pratik

serbest yazı ve grafik kayıt gibi kendi hayatımda sıkça pratik ettiklerimle,

Keşif

henüz bilmediğim, birlikte keşfedeceklerimizle,

toplulukların ortak yaratım ve dönüşüm süreçlerine destek sunuyorum.

Sevdi­ğim ve yayılmasını istediğim şeyleri elimden geldiğince hayatımın her alanında kullanıyorum. En çok da zor bir durumda kalınca kendi ken­dimi kolaylaştırıyorum. Benim için belirli kalıplar, kilit cümleler yok bu yolda. Bol bol dinleme, yaratıcılık ve öğrenme var.

Hazırsak ve vakti gelmişse, özümüze dönüyor ve kendimiz dahil tüm canları, tüm varlığı ile, daha net görmeye ve duymaya başlıyoruz. “Ya sev ya terk et”, “savaş ya da kaç” gibi ikilemler; açık kalp ve açık zihinle ger­çekten birbirimizi dinleyip duyunca “seviyorum ve seviliyorum” haline geliyor.

Kolaylaştı­rıcı olarak çalışmak, içinde bulunduğum toplulukla birlikte beni de büyütüyor, genişletiyor. Bu yüzden sevmenin ötesinde bir şans, evrenin bir armağanı, olarak görüyorum bu hizmeti sunmayı.

Fotoğraf: Gülüm İmrat
Fotoğraf: Constanza Flamme

Toplumsal boyutta bir dönüşüm ancak toplumun her kesiminin katılımıyla gerçekleşebilir. Buna gönülden inandığım için bu yolda yürümeye ve kolaylaştırıcılık yapmaya başladım.

İnsanlık tarihine bakınca görülen o ki bugüne dek pek çok kez hata yaptık, sözde birlik olmak adına. Kimi zaman aile, kimi zaman mahalle, herhangi bir şekilde taraf tuttuk. Birlik olalım derken diğerlerini dinlemedik, görmedik. Birbirimizi dinlemeyince ve görmeyince, anlaşmazlıklar doğdu, büyüdü, savaşlara dönüştü.

Bununla birlikte, dünyanın pek çok yerinde, farklı pratiklerle deneye yanıla, öğrenmeye başladık hangi araçların bizi ortak akla ve aşka vardırdığını. Kolaylaştırıcılar, hem bu araçları kullanarak hem de bilinmeyeni merak ederek, topluluğun ortak aklı ve aşkı hatırlamasına destek olan kişiler.

Birlikte, vakti gelince, ortak hayalimize dönüşmemiz dileğiyle…

Yolumuz açık, rotamız aşk olsun.