Bismillah

Bismillahirrahmanirrahim. Çok sinir olurdum birileri bu sözü sesli bir şekilde söylediğinde. İyi de bize ne senin inancından? Edeceksen içinden dua et… Hem her söz dua. Değil mi? O zaman neden Arapça? Madem her şey, her gönülden söz dua, neden Bismillahirrahmanirrahim? Koskoca Allah Arapça mı anlıyor sadece? 

Derken… Sanırım ilk kez yoldayken oldu. İçimden dua etmeye başladım. Yola çıkarken, otobüs beklerken ya da uçak kalkarken “Yolumuz açık olsun.” dedim, içimden “Bismillahirrahmanirrahim”. Pek de bilmeden, anlamadan. Sadece alışkanlıktan, başkalarından duyup.

İlk defa kadın çemberine başlarken, bu sefer bilerek, isteyerek, anlayarak söyledim. Yine içimden. “Allah’ın adıyla, izniyle olsun.” Ardından “Doğa ana yanımızda olsun.” ki bunu bu sıralar çok söylüyorum. “İzninle” diyorum ağaçlara bakıp. “Buyur evladım” “Buyur çocuğum” Güzel cevaplar geliyor ya da güzel uyduruyorum.

Başlama ve başlatma enerjim, ateşim, hep yüksekti benim. Ama hiçbir zaman ateşle oynarken bu kadar sakin olmamıştım. Belki de durmanın, duanın etkisidir. Ya da sadece vakti gelmiştir. Benden değil, bizdendir… O zaman başlayalım mı?

Bismillahirrahmanirrahim

Benim irademle, bizim isteğimizle değil, O’nun eliyle olsun.

Yorum Yok

Yorum Yaz